Eğitim

Çağımızın kronikleşen sorunu intihar

Haberi Dinleyin Dinlemek için oynat tuşuna basın
Haberi Dinleyin Dinle Duraklat Devam Et Dinlemek için oynat tuşuna basın Haber seslendiriliyor Okuma duraklatıldı Kalan dk sn Varsayılan Ses Okuma tamamlandı Bu dil icin ses bulunamadi. Tarayiciniz veya cihaziniz bu dili desteklemiyor olabilir. Dinle Duraklat Durdur Hızı sağdaki menüden ayarlayın (0.75x - 2x) Tarayıcınız destekliyorsa Ses menüsünden farklı bir ses seçebilirsiniz, tercihiniz hatırlanır Okuma başladıktan sonra boşluk tuşu ile oynat/duraklat Sayfadan çıksanız da Durdur a basmadığınız sürece kaldığınız yerden devam eder 5 sn geri 5 sn ileri İlerleme çubuğuna tıklayarak veya sürükleyerek istediğiniz yere atlayın; ⏪ / ⏩ ya da ← / → tuşlarıyla 5 sn geri/ileri sarın Sayfa çevrildiğinde yeni dil otomatik algılanır ve okuma yeniden başlar
Haberi Dinleyin
🎧 Haberi Dinleyin
Haberi Dinleyin

Dünya Sağlık Örgütü 2015 yılında Dünya’da 800 bin kişinin intihar sonucu öldüğünü belirtti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre de 2015 yılında Türkiye’de 3 binden fazla kişi intihar ederek hayatını kaybetmiştir. Sürekli artmakta olan ve kronik bir sorun haline gelen intihar vakaları ile ilgili Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi (ERREM) Müdürü Öğretim Görevlisi Mustafa Atak, açıklamalarda bulundu.

ERREM Müdürü Öğretim Görevlisi Mustafa Atak’ın açıklaması şöyle:

İnsanoğlu var olduğundan beri, daha fazla yaşayabilmenin, ölümsüzlüğün, ebediyetin sırlarını ararken bir yandan da yaşadığı sorunlarla baş etmede yetersizliği sonucu hayatına son vermeyi düşünebilmektedir. Bu düşünceler bazen girişim aşamasında kalmakta olup bazen de ölümle sonuçlanmaktadır.

Yaygınlık açısından baktığımızda, dünya genelinde intiharların son 45 yılda %60 civarında arttığı görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her 40 saniyede bir kişi intihar etmektedir. Özellikle eski Sovyetler Birliği ülkeleri başta olmak üzere gelişmiş batı ülkelerinde ve bazı Uzakdoğu ülkelerinde çarpıcı verilerle karşılaşılmaktadır. Meselâ intiharlarda ilk sıradaki Litvanya’da her 100.000 kişide 31,5 kişi intihar etmekte, İkinci sırada olan Güney Kore’de, bu oran 31,2’dir.  Üçüncü sıradaki Kazakistan da ise 26,9’dur. Türkiye dünyada 3.94 oranı ile 79 uncu sırada yer almaktadır. Dünya genelinde en yüksek intihar oranı Avrupa’da, en düşük oran ise Doğu Akdeniz’de gerçekleşmektedir.

Türkiye’de intihar hızının en yüksek olduğu il Kars

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 verilerine göre de intihar hızının en yüksek olduğu il Kars’tır. İntihar hızının en düşük olduğu il ise Çankırı’dır. Kayseri intihar oranı yüksek olan iller arasında yer almaktadır. 2015 yılı istatistiklerine göre Kayseri’de ölümle sonuçlanan intihar vakası 55’tir

İntiharların Nedenleri

Evet, bir insan kendi kendini niye öldürme girişiminde bulunur? Kendini ne için kurban  eder? Maddî, manevi acılar dayanılmaz boyutlara geldiğinde böyle bir şey mümkün olabilir. Ama tüm intihar olaylarında, her zaman böyle bir acıya rastlanmayabilir. Hepimizin bildiği gibi bazen hiç beklenmedik bir insan intihara teşebbüs edebilmektedir.

Genetik yatkınlık, intihar riskini yaklaşık %42 oranında artırmaktadır. Bu yüzden aile anamnezi alınırken bireyle ilgili gerekli bilgiler titizlikle incelenmeli (yakın ve uzak ailede görülen psikolojik rahatsızlıklar) ve özellikle ebeveynlerden birisi intihar etmişse riskin arttığı bilinmelidir.

İntiharların yaklaşık % 90’ının psikolojik rahatsızlıklarla ilişkisi vardır. Ayrıca tüm bağımlılıklarda, bazı ekonomik darlıklarda ve daha önce geçirilmiş kafa travması sonrasında intihar görülebilir. Mizaç rahatsızlıklarında %30 (depresyonun tüm varyasyonları, çift kutuplu/manik-depresif durumlar), madde bağımlılıklarında %18, şizofrenilerde %14, kişilik rahatsızlıklarında %13 oranlarında intihar vakalarına rastlanır.

Tüm kronik rahatsızlıklar (kronik acı, kronik engellenme, başa çıkılamayan bağımlılıklar, AIDS vb.) intihar riskini arttırabilir.

İntiharların yaklaşık % 50’si alkol ve diğer madde bağımlılıklarında görülür. Hele de ergenlerde hem alkol, hem de madde bağımlılığı birlikte mevcutsa intihar oranı %70’lere kadar yükselebilir.

Diğer bir ilginç araştırma ise nikotin (sigara) bağımlılığı ile intihar arasındaki irtibata işaret eder. Sigara içenlerde sigara içmeyenlere göre dört kat daha fazla intihar vakası müşahede edilmiştir.

Eşcinsel hayat tarzını benimseyenlerde, eşcinsel olmayanlara göre intihar riski on dört kat daha fazladır.

Medya kışkırtmaları

Basının ve sosyal medyanın birey ve toplum üzerinde çok büyük tesirleri olduğu malumdur. Medya kışkırtmaları, intihar riskini artıran faktörlerdendir. Son zamanlarda bir akım haline gelen sosyal medyada canlı yayınlarda intiharların arttığını görmekteyiz. Medya, özellikle ergen intiharlarında önemli bir rol oynamakta olup, intihar “romantize” edildiğinde, moda hâline gelebilmektedir.  Ülkemizde sık görülen bir intihar nedeni ise, bir “yarış atı” gibi üniversite başarısına odaklanmış gençlerin, izâfî (rölativ) bir başarısızlığı bile kabul edemeyişleridir. Ebeveynler kendi yaşayamadıkları ideallerini çocuklarına yüklediklerinde, bu yük taşınamaz hâle gelebilmektedir.

Yüksek zeka ile intihar arasında anlamlı ilişki olabilir

İntihar ve şiddet vakalarının temel nedenlerinden biri de duygusal zekâ ve merhamet duygusu eksikliğidir. Burada zekânın akıl ve hikmetle desteklenmesi ve üstün yetenekli kişilerin duygusal zekâ ile ilgili yönlerinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Aksi durumda sosyal uyumsuzluk nedeniyle üstün zekalı bireylerde intihar riski yüksek olacaktır. Okullardaki eğitim programlarının duygusal zekâyı destekleyici etkinliklerle yeniden şekillendirilmesi ve merhamet eğitiminin bebeklikten başlayarak hayatın her aşamasında verilmesi gerekir.

Dindarlık azaldıkça intiharlar artmaktadır

Dindarlık düzeyi azaldıkça intiharlarda artış görülmektedir. Batıda yapılan araştırmalarda en az intihar eden din mensupları sırasıyla Müslümanlar, Yahudiler, Güney Amerika Katolikleri, Avrupalı Katolikler, Ortodokslar ve Protestanlardır. Müslüman ülkelerde intihar oranlarının düşük olmasının en önemli nedeni din tarafından intiharın kesin bir şekilde yasaklanmasıdır

İman, intiharın panzehiri

İntiharları önlemenin en önemli yolu iman duygusunun güçlü olmasıdır. İman, insandaki boşluk hissini yok eder, bireye dünyada yalnız olmadığını ve dünya hayatının bir imtihan olduğunu vurgular. Maneviyat eğitimlerinin güçlendirilmesi, yaşantıya yönelik olarak dini eğitimlerin verilmesi ve ahlaki eğitimlerinin her alanda sunulması gerekir.

💬 WhatsApp açılıyor...

📢 Haberle İlgili Bildirim & Paylaşım

Haberi WhatsApp'ta paylaşabilir, düzeltme bildirebilir, ihbar gönderebilir veya yeni haber paylaşabilirsiniz.

Davut Güleç

Gazeteci, Televizyoncu Uzman Polis-Adliye Muhabiri, Spor Yazarı Kayseri ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesi Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) Kayseri İl Temsilcisi TSYD, TİMEF, AVKON, ADD Üyesi TEMA'cı, Kızılay'cı, Dağcı, Trekkingci Erciyes Kar Kaplanları Spor Kulübü Basın Sözcüsü Kayseri Spor Adamları Derneği Üyesi Tüm Mücadele Sporları Derneği Üyesi Kent Güvenlik Konseyi Üyesi Alp Disiplini Kayak Milli Hakemi Herkes İçin Spor Federasyonu Kayseri İl Temsilcisi Halkla İlişkiler Tanıtım, Adalet, Kamu Yönetimi Mezunu

İlgili Haberler

Çağımızın kronikleşen sorunu intihar

Dünya Sağlık Örgütü 2015 yılında Dünya’da 800 bin kişinin intihar sonucu öldüğünü belirtti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre de 2015 yılında Türkiye’de 3 binden fazla kişi intihar ederek hayatını kaybetmiştir. Sürekli artmakta olan ve kronik bir sorun haline gelen intihar vakaları ile ilgili Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi (ERREM) Müdürü Öğretim Görevlisi Mustafa Atak, açıklamalarda bulundu.

ERREM Müdürü Öğretim Görevlisi Mustafa Atak’ın açıklaması şöyle:

İnsanoğlu var olduğundan beri, daha fazla yaşayabilmenin, ölümsüzlüğün, ebediyetin sırlarını ararken bir yandan da yaşadığı sorunlarla baş etmede yetersizliği sonucu hayatına son vermeyi düşünebilmektedir. Bu düşünceler bazen girişim aşamasında kalmakta olup bazen de ölümle sonuçlanmaktadır.

Yaygınlık açısından baktığımızda, dünya genelinde intiharların son 45 yılda %60 civarında arttığı görülmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada her 40 saniyede bir kişi intihar etmektedir. Özellikle eski Sovyetler Birliği ülkeleri başta olmak üzere gelişmiş batı ülkelerinde ve bazı Uzakdoğu ülkelerinde çarpıcı verilerle karşılaşılmaktadır. Meselâ intiharlarda ilk sıradaki Litvanya’da her 100.000 kişide 31,5 kişi intihar etmekte, İkinci sırada olan Güney Kore’de, bu oran 31,2’dir.  Üçüncü sıradaki Kazakistan da ise 26,9’dur. Türkiye dünyada 3.94 oranı ile 79 uncu sırada yer almaktadır. Dünya genelinde en yüksek intihar oranı Avrupa’da, en düşük oran ise Doğu Akdeniz’de gerçekleşmektedir.

Türkiye’de intihar hızının en yüksek olduğu il Kars

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 verilerine göre de intihar hızının en yüksek olduğu il Kars’tır. İntihar hızının en düşük olduğu il ise Çankırı’dır. Kayseri intihar oranı yüksek olan iller arasında yer almaktadır. 2015 yılı istatistiklerine göre Kayseri’de ölümle sonuçlanan intihar vakası 55’tir

İntiharların Nedenleri

Evet, bir insan kendi kendini niye öldürme girişiminde bulunur? Kendini ne için kurban  eder? Maddî, manevi acılar dayanılmaz boyutlara geldiğinde böyle bir şey mümkün olabilir. Ama tüm intihar olaylarında, her zaman böyle bir acıya rastlanmayabilir. Hepimizin bildiği gibi bazen hiç beklenmedik bir insan intihara teşebbüs edebilmektedir.

Genetik yatkınlık, intihar riskini yaklaşık %42 oranında artırmaktadır. Bu yüzden aile anamnezi alınırken bireyle ilgili gerekli bilgiler titizlikle incelenmeli (yakın ve uzak ailede görülen psikolojik rahatsızlıklar) ve özellikle ebeveynlerden birisi intihar etmişse riskin arttığı bilinmelidir.

İntiharların yaklaşık % 90’ının psikolojik rahatsızlıklarla ilişkisi vardır. Ayrıca tüm bağımlılıklarda, bazı ekonomik darlıklarda ve daha önce geçirilmiş kafa travması sonrasında intihar görülebilir. Mizaç rahatsızlıklarında %30 (depresyonun tüm varyasyonları, çift kutuplu/manik-depresif durumlar), madde bağımlılıklarında %18, şizofrenilerde %14, kişilik rahatsızlıklarında %13 oranlarında intihar vakalarına rastlanır.

Tüm kronik rahatsızlıklar (kronik acı, kronik engellenme, başa çıkılamayan bağımlılıklar, AIDS vb.) intihar riskini arttırabilir.

İntiharların yaklaşık % 50’si alkol ve diğer madde bağımlılıklarında görülür. Hele de ergenlerde hem alkol, hem de madde bağımlılığı birlikte mevcutsa intihar oranı %70’lere kadar yükselebilir.

Diğer bir ilginç araştırma ise nikotin (sigara) bağımlılığı ile intihar arasındaki irtibata işaret eder. Sigara içenlerde sigara içmeyenlere göre dört kat daha fazla intihar vakası müşahede edilmiştir.

Eşcinsel hayat tarzını benimseyenlerde, eşcinsel olmayanlara göre intihar riski on dört kat daha fazladır.

Medya kışkırtmaları

Basının ve sosyal medyanın birey ve toplum üzerinde çok büyük tesirleri olduğu malumdur. Medya kışkırtmaları, intihar riskini artıran faktörlerdendir. Son zamanlarda bir akım haline gelen sosyal medyada canlı yayınlarda intiharların arttığını görmekteyiz. Medya, özellikle ergen intiharlarında önemli bir rol oynamakta olup, intihar “romantize” edildiğinde, moda hâline gelebilmektedir.  Ülkemizde sık görülen bir intihar nedeni ise, bir “yarış atı” gibi üniversite başarısına odaklanmış gençlerin, izâfî (rölativ) bir başarısızlığı bile kabul edemeyişleridir. Ebeveynler kendi yaşayamadıkları ideallerini çocuklarına yüklediklerinde, bu yük taşınamaz hâle gelebilmektedir.

Yüksek zeka ile intihar arasında anlamlı ilişki olabilir

İntihar ve şiddet vakalarının temel nedenlerinden biri de duygusal zekâ ve merhamet duygusu eksikliğidir. Burada zekânın akıl ve hikmetle desteklenmesi ve üstün yetenekli kişilerin duygusal zekâ ile ilgili yönlerinin güçlendirilmesi gerekmektedir. Aksi durumda sosyal uyumsuzluk nedeniyle üstün zekalı bireylerde intihar riski yüksek olacaktır. Okullardaki eğitim programlarının duygusal zekâyı destekleyici etkinliklerle yeniden şekillendirilmesi ve merhamet eğitiminin bebeklikten başlayarak hayatın her aşamasında verilmesi gerekir.

Dindarlık azaldıkça intiharlar artmaktadır

Dindarlık düzeyi azaldıkça intiharlarda artış görülmektedir. Batıda yapılan araştırmalarda en az intihar eden din mensupları sırasıyla Müslümanlar, Yahudiler, Güney Amerika Katolikleri, Avrupalı Katolikler, Ortodokslar ve Protestanlardır. Müslüman ülkelerde intihar oranlarının düşük olmasının en önemli nedeni din tarafından intiharın kesin bir şekilde yasaklanmasıdır

İman, intiharın panzehiri

İntiharları önlemenin en önemli yolu iman duygusunun güçlü olmasıdır. İman, insandaki boşluk hissini yok eder, bireye dünyada yalnız olmadığını ve dünya hayatının bir imtihan olduğunu vurgular. Maneviyat eğitimlerinin güçlendirilmesi, yaşantıya yönelik olarak dini eğitimlerin verilmesi ve ahlaki eğitimlerinin her alanda sunulması gerekir.

Haber Seçenekleri

Haber metnini kopyalayabilir veya kapak görselini indirebilirsiniz.

Logo Logo

📲 Davut Güleç Haberler

Uygulamayı ana ekranınıza ekleyin, internet bağlantısı olmadan da haberlere ulaşın!

iPhone / iPad için:
1. Alttaki Paylaş butonuna ( ⬆️ ) dokunun
2. "Ana Ekrana Ekle" seçeneğini seçin
3. Sağ üstten "Ekle" butonuna basın
Yükleniyor…